Uyuyamayanların tek takıntısı vardır: UYUMAK

Çelik Sarıgül

//Uyuyamayanların tek takıntısı vardır: UYUMAK

Hepimiz zaman zaman bir türlü “gelmeyen uykuların” kurbanı olmuşuzdur. Saatler boyunca uyanık bir halde sürekli sağa sola dönerken yorgun düşeriz ama yine de uyuyamayız. Bir de bunun üstüne olmadık düşüncelere kapılırız, saniyeleri sayarız, hayatımızı sorgularız, milyon tane koyun atlatırız çitlerden ama nafile. Gün ışığı çoktan odamızı doldurmuştur ve biz hala tavanı seyrediyoruzdur. Böyle geçen bir gecenin gündüzünden de pek verim alınması beklenemez doğal olarak. İnsan yaşamının kalitesini oldukça olumsuz etkileyen bu durum karşısında bilim insanları duyarsız kalmamış ve uyuyamama haline -daha doğrusu bir hastalık olarak değerlendiriliyor- “insomnia”adını vermişlerdir. Bu hastalığa sahip olan kişiler de “insomniyak” olarak karşımıza çıkıyor. İnsan ırkının yeni bir türü keşfedilmiş gibi gelmedi mi size de?

İnsomnia dediğimiz bu uyuyamama hastalığı genetik ya da bulaşıcı değildir. Her yaştan, her sosyal sınıftan, her inançtan ve her cinsten insan bu hastalığa yakalanabilir. Çeşitli biyolojik, sosyal ve psikolojik faktörler hastalığı tetikler ve sürekli kılar. Örneğin; uyku için uygun fiziksel ortamın yaratılmaması, sıkça yapılan yurtdışı seyahatleri yüzünden uyku saatlerine uyum sağlayamama, içinde bulunduğumuz ruhsal bunalımlar, gün içinde kısa süreli uyumalar gibi birçok şey insomnia üzerinde etkilidir.

Peki insomniyaklar bütün hayatlarını böyle mi geçirmek zorunda? Onlar için bir çözüm yolu üretilmemiş mi? Tabi ki üretilmiş aksi takdirde üçüncü sayfa haberlerinde insomnia vakalarının da bulunması kaçınılmaz olurdu. Bakalım bu çözüm bizi bebek gibi uyutabilecek mi?

Başarılı bir tedavi için insomniaya sebep olan etkenlerin birçoğunun ortadan kaldırılması gerekiyor. Bilişsel-davranışçı terapi de tedavi yöntemlerinden en etkili olanı olarak görülüyor. Bu terapi, insanların yataklarını; sürekli uyanık kaldıkları, sabaha kadar çeşitli düşüncelere kapıldıkları, sağa sola döndükleri ve uyuyamama endişelerine kapıldıkları yer olarak görmelerinden ziyade uyunan ve dinlenebilinen bir yer olarak görebilmelerine dair eğitimleri içeriyor. Terapi aynı zamanda da insanların yaşam biçimlerini ve uyudukları çevreyi değiştirmelerine yardımcı oluyor, rahatlama tekniklerini öğreterek, uykuya yardımcı olmayan düşünceleri ve insomniayı geliştiren inançları değiştirerek uyku problemlerini ortadan kaldırıyor.

Sabahları dinlenmiş olarak uyanmak için tabi ki sadece uyumak yetmez, uykunun kalitesi de oldukça önemlidir. Peki iyi bir uyku için neler yapmamız gerekir?

Her gün aynı saatte yatıp kalkmaya özen göstermeliyiz. 20 dakikayı aşan şekerlemeler yapmamalıyız. Uyumadan önce kafeinli içecek tüketmemeliyiz. Uykuya dalmak için uzun süre yatakta kalmamalıyız. 30 dakika içinde uykuya dalamamışsak kalkmalı, kitap okumak veya hafif bir müzik dinlemek gibi başka bir şey yapmalıyız. Sonra tekrar uyumayı denemeliyiz. Her gün egzersiz yapmaya çalışmalıyız. Teknoloji kullanımını yatma saatimizden önce sınırlandırmalıyız. Uyuduğunuz ortamın bizi etkileyecek faktörlerden arındığına dikkat etmeliyiz.

Sağlıklı bir uyku beraberinde sağlıklı ve kaliteli bir yaşamı getirecektir. Hepinize iyi uykular diliyorum…

2019-03-05T15:59:06+00:00

Yorum Yaz