Unutuluyor Muyuz?

Zelal Yıldız

//Unutuluyor Muyuz?

“Unuttun mu beni? Her şeyimi
Sildin mi bütün izlerimi…”

Türk Dil Kurumu unutmak kelimesini şöyle ifade etmiştir:

Belleğinde kalmamış olmak, aklından çıkıp gitmek, anımsamamak.

Unutmak çoğu zaman hayatın kilit kavramıdır. Kötü bir anımızı hafızalardan silmek isteriz. Bir günü, bir yeri, bir olayı, bir kişiyi unutmak isteriz ya da unutulmak isteriz. Yaşadığımız teknoloji çağında ise kavramlar daha çok elektronik ortamlarda anlam bulur. Unutmanın bugünkü koşullara göre gerçekleşebildiğini söylemek pek mümkün olmaz. Peki ya unutulmak mümkünse ve bu bizim için bir hak ise…

Olayı Yargıtay kararı ışığında açıklayacak olursak:

Mağdur davacı yıllar önce uğradığı cinsel saldırı suçunu dava gereği anlatmış ve karar metnine geçmiştir. Karar mağdur ve sanığın ismi rumuzlanmadan 2010 yılında yayınlanan kitapta yer almıştır. Davacı, geçmişte yaşadığı kötü bir olayı toplum hafızasından silmek istemektedir. Bu isteğini ise unutulma hakkını kullanarak gerçekleştirebilmiştir. Bir başka olaya göre ise: Borçları nedeniyle gayrimenkulleri haczedilen İspanyol bir avukatın, buna ilişkin yirmi yıllık açık arttırma ilanlarının ilgili gazetenin Web sitesine aktarılması üzerine, ismi Google’da aratıldığında çıkan ilk sonuçlardan biri bu ilanlara ilişkin bağlantıları oluşturmaktadır. Bu kişi yine unutulma hakkını kullanarak arama sonuçlarından bağlantının kaldırılmasını istemektedir. Tüm bunların ışığında unutulma hakkı, bireylerin dijital ortamda yer alan kişisel verilerinin silinmesi amacını taşıdığı açıktır;ancak tek amaç bu değildir. Bu hak insan haklarıyla arasındaki ilişki dikkate alındığında yalnızca dijital ortamdaki kişisel veriler için değil, kamunun kolayca ulaşabileceği yerde tutulan kişisel verilere yönelik olarak da kullanılması mümkündür. Kişi artık kendi geçmişini kontrol etme yetkisine sahiptir. Varolan haklarımızı kullanarak hem dijitalde hem reelde “yeni bir sayfa açma” yetkisine sahip olduğumuzu bilmek bizi son derece mutlu eden bir olaydır.

2019-03-05T16:52:54+03:00

Yorum Yaz