Öğrenen Makine vs Öğrenen İnsan

Zeynep Dündar

//Öğrenen Makine vs Öğrenen İnsan

Ex Machine filminin kurgusunun gerçek olduğu bir dünya hayal edin. Ya da durun hayal etmeyin, kimseyi korkutmayalım. Belki bahsettiğim filmi izlemeyenler vardır. Şiddetle tavsiye ederim. Konusu yapay zekanın kendini özgürleştirmesine dayalı güzel bir film. Duymayanın kalmadığı yapay zeka konusunda sürekli korkutucu filmler yapılır, “Upgrade” bunlardan bir tanesi, dua edelim de bu senaryolar gelecekte gerçekleşmesin.

Her ne kadar yakın tarihlerde bu konu ön plana çıksa da aslında yapay zeka konusu çok eskilere dayanmaktadır. “The Imitation Game” filminin başkarakterlerinden biri olan Alan Turing için bilgisayarın babası denilmektedir, aynı zamanda makalelerinden birinde Turing Testinden bahsetmektedir. Turing testinde bir sorgulayıcı ve bir makine bulunmaktadır. Sorgulayıcının sorduğu sorulara verilen cevaplar doğrultusunda sorgulayıcı karşısındakinin makine olduğunu anlayıp anlamamasına dayalı bir testtir. Sorgulayıcı karşındakinin makine olduğunu anlamaz ise makine Turing Testinden geçmektedir. Bu test aslında yapay zekanın temellerini atıyor. Yapay zekanın derinliklerine daldığınızda karşınıza çıkacak bir başka konu ise yapay zekanın bir alt dalı olan “Makine Öğrenmesi (Machine Learning)” dir. Türkçe kaynaklarının gitgide çoğaldığı Makine Öğrenmesi kendi içerisinde Gözetimli Öğrenme ve Gözetimsiz Öğrenme şeklinde iki başlığa ayrılmaktadır. Gözetimli Öğrenme’ de makineye, girdiler yanında çıktılarıyla birlikte verilmektedir.

Diğer bir Makine Öğrenmesi türü olan Gözetimsiz Öğrenmede ise makineye sadece veri girdileri verilmektedir, yani verilerin çıktıları yoktur. Bu verileri makine anlamlı bir hale getirmeye çalışmaktadır.

Makine Öğrenmesinin iki türü vardır desek de bazı kaynaklar Pekiştirmeli Öğrenme türünden de bahsetmektedirler. Aslında Gözetimsiz Öğrenme bu türün ufak bir temelini atmış diyebiliriz. Pekiştirmeli Öğrenme davranışçılıktan esinlenmektedir. Kendi kendine öğrenen bir makine düşünün. Aslında işin korkutucu tarafı buradan geliyor. Adeta bir insan gibi kendi hatalarından ders çıkarıyor. Ödül-ceza yöntemine dayanan bir öğrenme şekli gösterir. Her doğru hareketinde ödül puan alırken, yapmaması geren bir hareketinde ise ceza puanı almaktadır ve en yüksek puanı almaya programlanmıştır.1997’de DeepMind’ın bilgisayarı Deep Blue Kasparov’u satrançta yenmiştir. Daha sonrasında, önce dünya Go şampiyonu Ke Jie’yi, sonrasında da bir üst model AlphaGo Zero en iyi Go oyuncularından biri olan Lee Sedol’u 2016’da 3 kez yenmiştir. AlphaGo bütün bunları Pekiştirmeli Öğrenme (Reinforcement Learning) ile yapmıştır.

Neresinden bakarsam bakayım, düşünebilen bir makinenin olumsuz yanlarının olumlu yanlarından daha çok olduğu kanaatine varıyorum. Sosyal medya hesaplarımızı göz önünde bulundurursak, oradan aktarılan bilgiler ile insanlardan daha insan sarrafı bir makine… İzlediğim filmlerin de etkisi olsa gerek.

Her ne kadar bizden daha ileri bir düşünme kabiliyetine sahip olması olumlu bir özellik olsa da vicdan faktörü hep bir soru işareti oluşturuyor. Acaba makineler vicdanlı olabilirler mi? Gerekli durumlarda inisiyatif kullanabilirler mi? Bazı durumları tolere edebilirler mi? Hakim veya savcı olabilme ihtimalini bir düşünelim. Okuduğum dergilerden birinde yapay zekanın lider olabilirliği sorgulanıyordu. Artık çok ciddi konularda yapay zekanın varlığını tartışmamız gerektiğini düşünüyorum.

2019-03-05T16:20:02+00:00

Yorum Yaz