Hareket Felsefesi

Mustafa Yılmaz

//Hareket Felsefesi

İnsanı insan kılan en büyük meziyet düşünüyor olabilme özelliğine sahip olmasıdır. Düşünceyi değerli kılan da o düşüncenin eyleme dönüştürülmesidir. Eyleme geçmeyen bir düşünce değersiz bir hâl almakta ve gerçekleşmeden yitip gitmektedir. İşte tam da burada karşımıza hareket felsefesi çıkmaktadır. Şüphesiz bu felsefe; düşüncelerimizi anlamlı kılacak ve sonsuza dek yaşatacaktır.

Fransız düşünür Maurice Blondel, bu felsefenin kurucusudur. Ülkemize bu felsefeyi tanıtan ise büyük fikir insanı Nurettin Topçu’dur. Fransa’ya eğitim amacıyla giden Nurettin Topçu, burada Maurice Blondel ile tanışmış ve Blondel’in hareket felsefesinden etkilenmiştir. Sonrasında ise bu felsefeyi ülkemize tanıtan isim olmuştur. Topçu, Yarınki Türkiye adlı eserinde hareket felsefesinden bahsederken şu cümleleri kurmuştur: “Varlık olmaksızın herhangi bir âlem tasavvur etmek nasıl gülünçse, hareket hadisesini yok sayarak insanı düşünmek de öylece abestir. O, varlığımızın her an yenilenmesi ve kendi kendisini, daima sonsuzluğa yöneltme isteğiyle yeniden yaratmasıdır”. Bu cümleler hareket felsefesinin bir özeti olma niteliği taşımaktadır. Demek ki bazen bir ölüden farkı olmayan insanları özgür kılıp sonsuzluğa eriştirecek yegâne şey hareket felsefesidir. Yine aynı eserinde Topçu, “Hareketin bizzat kendisine gönül vermeyerek onun devşirilecek yemişlerini düşünmek, fayda sağlayıcı gayeyi gözetmek, hareketin iflasıdır” demektedir. Bu ifadeler aynı zamanda çağımızın hastalıklarından olan bencilliğin de eleştirisi olma niteliğini taşımaktadır. Yani benlik duygusundan arınmış olan hareket, bizim aradığımız harekettir.

Peki biz gençler hareket felsefesinin tam olarak neresinde bulunmalıyız? Tabi ki tam da merkezinde bulunmalıyız. Her dakikamızı bir altın kıymetinde görüp, zamanımızın kıymetini bilmeliyiz. Bizlerin gayesi zaman geçirmek ya da zamanı öldürmek olmamalı, her anı yaşayarak ölümsüzleştirmek olmalıdır. Eğer yaşadığımız her gün diğer günlerin tekrarı gibiyse kaybediyoruz demektir. Yani bir günümüz diğer günümüze eşit olmamalıdır. Kendimizi geliştirmek ve gelişirken başka insanlara da fayda sunabilmek asıl gayemizdir. Sözün özü; durağanlıktan harekete geçmek, harekete geçip sonsuzluğa erişmek…

MUSTAFA YILMAZ

2019-02-05T11:38:00+00:00

Yorum Yaz