Gönüllülük Hikayem

Merve Erkan

//Gönüllülük Hikayem

Gönüllülük hikâyeme başlamadan önce “Gönüllü kimdir ve niçin gönüllü oluruz?” sorularını cevaplayalım. Gönüllü, içinde bulunduğu toplulukta herhangi bir karşılık beklemeksizin bir işi yapmayı kendiliğinden üstlenen kişidir.

BİZ NİÇİN GÖNÜLLÜ OLURUZ?

• Sosyal bir çevre edinerek yalnızlık duygusundan veya can sıkıntısından kurtulmak istiyoruzdur.
• Yeni arkadaş ve dost çevresi edinmek istiyoruzdur.
• Bir problemin çözümüne ortak olmak istiyoruzdur.
• Yeni beceriler kazanmak ya da var olan becerilerini ilgili kurumda kullanmak istiyoruzdur.

Şimdi benim gönüllülük hikâyeme gelelim. Üniversite ikinci sınıftan itibaren yaklaşık dört yıldır gönüllülük faaliyetlerine katılmaktayım. Benim için gönüllü olmak dokunduğun yürekte iz bırakabilmek, yüzünde tebessüm oluşturmaktır. Dokunduğun yüreklerin senin gibi gönüllü olmak için çabalar vermesi, seni örnek almasıdır.

Gönüllü olmak sadece bir insanın yüreğine dokunmak değildir. Bitkiye, hayvana hatta bu dünyadan göçenlere de dokunabilmektir. Çünkü yaşadığımız bu dünyada canlı cansız yaratılmışların tamamı, kendi dilleriyle Allah’ı tesbih etmektedir. Allah’ın, yaratılmışların en şereflisi ve en üstünü olan insandan beklediği de, Allah’ı tesbih eden her varlığa şefkat ve merhametle muamele etmesidir.

Her bir gönüllülük hikâyem de kendimce hep dersler çıkarırım. Şuan bulunduğum duruma şükretmem gerektiği, şikâyet etmemem gerektiği… Benim için gönüllü olmak hayatta ”Gönüllülük Hikayelerim”i biriktirdiğim ve yazdığım ayrı bir defterdir. Her bir gönüllülük hikâyem bende özeldir ve bir o kadar da anlamlıdır. Sizinle beni en çok etkileyen gönüllülük hikâyemi kısaca paylaşacağım.

Yıl 2017 soğuk ve karlı bir aralık ayında başladık arkadaşlarımla bu hikâyeye. Sevgi evindeki kardeşlerimiz ile bir şiir gecesi düzenlemeye karar verdik. Bir ay boyunca soğuk, kar, finaller, dersler demeden hafta sonları onlarla çalışmalar yaptık. Bir ay sonunda o güzel gece gelmişti. “SEVGİ ŞİİR DİNLETİSİ“…

Üniversitenin salonunu başta ailelerimiz, sevgi evindeki çocuklar, öğretmenleri, kurumdan ve bakanlıktan gelen birçok yetkili ve daha sayamayacağım birçok kişi doldurmuştu. Hepimizin heyecanı gözlerimizden okunuyordu. O gece şiirler okundu, türküler, şarkılar söylendi. Kâh ağladık kâh güldük, oynadık. Amacımız onların da bir şeyler başarabildiğini göstermek, hayatlarında bir iz bırakabilmekti. Ve gecenin sonunda da bunu gördük. Emerson’un şu sözü geldi o an aklıma “Yapılırken heyecan duyulamayan işler başarılamaz.” Biz emeğimiz, heyecanımız ve en önemlisi inancımızı da kaybetmeyerek bu işi başardık. Onların hayatlarında bir yer edindik.

Gönüllü olurken aslında birçok çocuğun ablası, abisi bazen de bir annenin, babanın, ninenin ya da dedenin evladı oluyorsun. O gece hem hüzünlü hem de mutlu idik. Birbirimize o kadar alışmıştık ki aramızda abla-kardeş ilişkisi oluşmuştu. Ağladığım zaman ”ağlama abla” deyip sarılmaları, elini bırakmamaları, yemeğini seninle paylaşmaları, gülmen için çabalamaları seninle geçirmek istediği her saniyenin kıymetini bilmesi en önemlisi de… Ama artık veda vaktiydi ve bir daha ne zaman görüşebilirdik bilmiyorduk. Arkadaşlarım ile tek isteğimiz onları tekrar görmekti. Aradan üç ay geçmişti başka bir gönüllülük grubunun sevgi evindeki çocuklarla bir gezi düzenleyeceğini öğrenmiştik. O geziye katıldık. Onlar ayrı bir otobüste biz ayrı bir otobüste gezeceğimiz yere geldiğimiz de otobüsten inen o çocukların aslında birlikte şiir gecesi düzenlediğimiz çocuklar olduğunu görmemiz ve birbirimize sarılmamız… O geceden sonra ilk defa görüşme fırsatımız olmuştu. Birlikte otururken hepsinin ağzından çıkan tek şey ”O gün başımı yastığa koyduğum da hala heyecanlı idim ve uyuyamadım. Sizi ve o geceyi asla unutamam abla.” Söylediği bu sözler ne kadar güzel ve doğru bir iş yaptığımı gösterdi. O günden sonra ne oldu diye sorarsanız biz hala görüşüyoruz, aramızdaki bağ kopmadı.

Gönüllük sadece kendinde ya da karşındaki kişide bir iz bırakmaz. Hem kişinin kendisine hem de topluma yararı fazla olur. Gönüllülüğün kişinin kendisine faydaları; insanlara ve çevreye daha duyarlı bakmayı başarabilmesi, ekip çalışması, motive olma ve motive etme ve iletişim kurma becerilerini kazanmasını sağlar. Gönüllülük toplumda insanlar arasındaki sosyal ilişkilerin gelişmesinde, değer yargılarının oluşmasında, sosyal farkındalığın ve girişimciliğin artmasında ve sosyal sorunların ortaya çıkışında farklı çözüm önerileri sunulmasında çok önemli bir etkene sahiptir. Toplumda karşılıksız yardımlaşmayı çoğaltmak ve toplumun sağlıklı bir gelişim göstermesi için yaptığımız her bir işi gönülden yapmalıyız.

Hep birlikte yazacağımız gönüllülük hikâyelerinin çoğalması dileğiyle…

2019-02-05T11:44:09+00:00

3 Yorum

  1. zakire 17 Şubat 2019 at 09:32 - Cevapla

    harika 🙂

  2. zakire 17 Şubat 2019 at 10:03 - Cevapla

    iyiki gönüllüyüz iyiki varsınız 🙂 Yaşasın tam bağımsız gönüllülük hareketi :))

  3. Mami 17 Şubat 2019 at 10:29 - Cevapla

    Muhtesem bir yazi olmus beni cok duygulandirdi boyle yazilarin gelmesini cok istiyorum

Yorum Yaz