Gönülden Gönüllüye

Mustafa Yılmaz

//Gönülden Gönüllüye

Gönül, kelime manası olarak yürekte olduğu varsayılan bir nitelik anlamına gelmektedir. Gönüllü ise isteyerek yani kendi rızasıyla bir işi üstlenen kimse demektir. Demek ki gönüllü olmak için gönülden gelen bazı hislerin olması kaçınılmazdır. Bir başka anlatımla gönülsüz gönüllü olunmuyor diyebiliriz. Bizler de birer gönüllü bireyler olarak üstlenmiş olduğumuz bu ulvi görevin bilincinde olmalı ve ona göre hareket etmeliyiz. Bizim işimiz gönüllerle. Gönülden gönüllere yollar yapmak ve bu yolda terler akıtmak bizim için en kutsal şey olsa gerek. Aslında gönüllü toprak olarak tahayyül edebiliriz. Gönül bir topraksa eğer bu toprağa atacağımız her bir tohum bizlerin sevgi ve saygılarıdır. Her gönüllü gönle atacağı tohumu sevgi ile serpmeli ve meyvesini de saygı ile toplayabilmelidir.

Baktığımız vakit gönül ile ilgili sözlere kendi dilimizde fazlasıyla denk geliyoruz. Gönlü olmak, gönülden çıkarmamak, gönlünü hoş etmek ve gönlü düşmek bu deyimlerden sadece birkaç tanesi. O zaman şunu söyleyebiliriz; gönül bizim kültürümüzde yer edinmiş olan, hiç de farkında olmadığımız çok güzel bir kelime. Hatta gönül kelimesine büyük şairlerimizin mısralarında bile rastlayabiliyoruz. Yunus Emre’ye dönüp baktığımız vakit ne de güzel söylemiş:

Benim bunda kararım yok,
Ben bunda gitmeğe geldim.
Bezirgânım metaım çok,
Alana satmağa geldim.

Ben gelmedim dava için,
Benim işim sevi için.
Dost’un evi gönüllerdir,
Gönüller yapmağa geldim.

Bizlerde birer gönüllü bireyler olarak her zaman için gönülden gönüle yollar inşa etmeyi kendimize şiar edinmeliyiz. Bunu yapabilmemiz için de her zaman dimağımızın bir köşesinde şu sözü bulundurmalıyız: Gönülden gönüllüye…

2019-01-18T22:54:52+00:00

Yorum Yaz