Birleşmiş Milletler Öyküsü

Fatih Vardar

//Birleşmiş Milletler Öyküsü

Hepinize merhaba arkadaşlar, şimdi sizlerle Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik ve Sosyal Konsey’den (ECOSOC) danışmanlık statüsü almış bir dernekte gönüllülük yapmanın faydalarını ve kolaylıklarını paylaşacağım. Hadi hep beraber detaylı bir süreci ele alalım!

Birleşmiş Milletler bünyesinde düzenli olarak gerçekleştirilen organizasyonlardan biri olan Sosyal Kalkınma Komisyonunun 57’ncisi şubat ayı içerisinde genel merkez New York’ta gerçekleştirildi. Ana komisyon gerçekleştirilirken danışmanlık statüsüne sahip sivil toplum kuruluşları da eş zamanlı olarak burada yan etkinlikler düzenleme imkanı buluyor. Biz de bu imkanımızı değerlendirerek 13 Şubat 2019 günü bir yan etkinlik düzenlemek üzere girişimlerde bulunduk. Bu kapsamda yaptığımız görüşmeler neticesinde “Sosyal Eşitsizlikle Mücadelede Türk Modeli” teması ile birlikte alanın önder isimlerini bir araya getirdik.

Bu arada bizler de dernek temsilcileri olarak Amerika’ya gitmek üzere vize işlemlerimizi başlattık, gerekli belgelerimizi hazırladık, randevumuzu aldık ve artık heyecan dolu bir bekleyişteyiz.

29 Ocak günü Ankara’nın eşsiz ayazında Amerika Büyükelçiliğindeyiz. Sıramız geldi, evraklarımızı teslim ettik ve tabi ki Amerikan vizelerinin olmazsa olmazı mülakatlardayız. Neden Amerika’ya gittiğimizi, orada ne yapacağımızı, hangi kurumu temsilen gittiğimizi teker teker açıklıyoruz. BM ECOSOC danışmanlık statümüzün faydasını somut olarak hissettiğimiz ikinci yerdeyiz. Bu bilgiyi ve ilgili belgeleri de mülakat sırasında paylaştıktan sonra vizeniz onaylanmıştır demesi mükemmel bir detaydı. Kim tahmin edebilirdi ki hayatımın en kolay vizesini Amerika’dan alacağımı, şahsen ben tahmin bile edemezdim ama SİYAMDER’li olmak bunu gerektiriyordu.
Vizemiz onaylandıktan sonra bilet işlemleri ve konaklama ile alakalı alternatifleri değerlendirerek gerekli adımları attık ve artık hazırız!

Derneği temsilen Türkiye’den giden delegasyon listesinde bendeniz Fatih Vardar, derneğimizin genel sekreteri Elif Bademci ve Bursa yerel kurulumuzun başkanı Furkan Kamacı yer aldı. Delegasyonumuzda ayrıca doktorasını Amerika’da yapan derneğimizin bir önceki dönem dış ilişkiler direktörü, kıymetli insan Muhammed Zahid Öztürk de bulundu.

Türkiye’den yola çıkan heyetimiz İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan uçağa binerek önce Kiev’e oradan New York’a uzun soluklu bir yolculuğa çıktık. Bizim için sanırım unutulmayacak bir yolculuk deneyimi oldu. Yolun uzunluğu her şeyi yapabilecek kadar çok. Bu süre zarfında yerel kurulların durum değerlendirmesini yapabilir, dernekteki projeleri detaylandırabilir, kendi aranızda sohbet edebilir, film izleyebilir ve daha nice işleri yapabilirsiniz. Biz ise bunların çok daha fazlasını bu yolda değerlendirdik.

New York’a indiğimizde muhteşem bir soğuk bizi bekliyordu. Havalimanından Airtrain’e geçmek için dışarıya çıktığımızda New York soğuğu ile bize merhaba demişti bile. Ardından adeta New York’u kolaylaştırmak için oluşturulmuş olan Google Haritalar ile kalacağımız yere doğru harekete geçtik. Hakikaten muhteşem bir şekilde şehrin haritalamasını yapmışlar. Metro hatlarından tutun gitmeniz gereken her hangi bir özel mekana kadar incelikle haritaya işlenmiş. Gidenler için kesinlikle büyük bir kolaylaştırıcı. Enes’in verdiği tavsiyeler doğrultusunda uyumamak için her şeyi yapıyorduk. Türkiye ile aradaki saat farkından ve yol yorgunluğundan dolayı insan bünyesi uyumaya yelteniyor. Jetlag olmamak için ise uyumamamız gerekiyordu. Biz Furkan ile biraz gözlerimizi dinlendirdik. (Yok hayır, tabi ki uyumadık.) Zahid bir yandan Washington’dan New York’a geçerken, biz de bizden önce Amerika’ya gelen ve yapacağımız etkinliğin moderatörlüğünü üstlenen derneğimizin kurucu başkanı Enes Efendioğlu ile buluşmak üzere Times Meydanı’na geçtik. Her tarafında devasa binaların olduğu ve o binalarında led ekranlarla dolu olduğu o meşhur meydan. Manhattan’ın en popüler caddelerinden biri oluyor aynı zamanda da. Meydan dediğime bakmayın hiç öyle tahmin ettiğiniz gibi geniş bir alan yok, dümdüz bir cadde. New York’ta en çok hoşumuza giden durumlardan bir tanesi de sokakların ve caddelerin nizami bir şekilde numaralandırılmış olmasıydı. Biraz gezdikten ve yemek yedikten sonra biz Zahid’i karşılamak ve dinlenmek için geri döndük. Zahid’in gelmesini dört gözle bekliyorduk çünkü hepimizin şarjları bitmek üzereydi ve bizim adaptör girişlerimiz Amerika’nın prizlerine uygun değildi. Bunu da ilk defa gidecekler için bir tavsiye niteliğinde buraya bırakıyorum. Türkiye’den Amerika’ya giderken yanınıza saç kurutma makinesi gibi elektrikli ürünler götürmeyin, telefon ve bilgisayar şarjlarınız için ise çevirici götürmeyi unutmayın. Zahid’in gelmesi ile birlikte problemleri çözerek biraz da hasret giderdikten sonra ilk gecemizi geçirmiş olduk.

2. Gün

Bizim için büyük gün. SİYAMDER’in paydaşlığında BM’de gerçekleşecek ilk etkinlik, SİYAMDER delegelerinin Birleşmiş Milletler genel merkezine ayak basacağı gün. Herkes takımlarını giyip hazır hale geldiğinde kahvaltımızı yapmak üzere tavsiye üzerine Amerika’nın meşhur mekanlarından ( Ben ayaküstü atıştırmalık yeri diyorum.) Dunkin’ Donuts’a gittik. Bir şeyler yedikten sonra Birleşmiş Milletlerin binasına girebilmemiz için gerekli olan giriş kartlarını alabilmek için sistem onayının çıktısını alıp ilgili adrese götürmek üzere yola çıktık. Zahid’in rehberliğinde geze geze adrese ulaştık. Birleşmiş Milletler güvenlik önlemleri hat safhada olan kuruluşlardan bir tanesi. Bu yüzden içeriye girişte delegeler ve ECOSOC’lular hariç çok mümkün değil. Bunların haricinde tur amaçlı bina gezileri mevcut o da tahmin edebileceğiniz gibi ücretli ve ücreti dolgun olan bir tur.
Biz kartlarımızı almaya BM’ye ait genel merkez haricinde bir binaya gittikten sonra işlemlerimizi tamamlayıp genel merkeze doğru ilerlemeye başladık. İki bina arası da çok uzak değil zaten birkaç dakikalık yürüme mesafesi. Kartlarımızı göstererek içeriye çok rahat bir şekilde giriş sağladık. Etkinliği yapacağımız salonu, genel kurulun gerçekleştiği ana salonu ve diğer salonları da gezerek ortamı analiz etme fırsatı yakaladık. Az evvel kaleme dökmüştüm ya BM’nin güvenlik önlemleri hat safhada diye bunu içerideki gözlemlerimiz ile daha da pekiştirdik. Sizin de daha iyi anlayabilmeniz için sadece bir örnek vereceğim. Yetkisi olmayanların farklı katlara girişlerini engellemek için her asansörde bir görevli bulunuyor. Tabi ki bize bütün kapılar açık. 
Etkinlik başlamadan önce Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdullah Eren ile ve heyeti ile de görüşme fırsatı yakaladık. Etkinliğin başlamasına sayılı dakikalar kala biz de salondaki yerimizi aldık, konu heyecan vericiydi. Bunu salonun dolup taşması ile daha iyi gözlemledik. Dünya’nın dört bir yanından komisyona katılan katılımcılar komisyon haricinde düzenlenen yan etkinliklerinden dilediklerine katılma imkanına sahipler. İşte tam da bizim oturumumuzda olduğu gibi. Konunun ve konuşmacıların kalitesi salona çoktan tesir etmişti.

  • Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı (YTB) Abdullah Eren,
  • Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Direktör Yardımcısı Richard Towle,
  • UNICEF Genel Müdür Yardımcısı ve Küresel Eğitim Şefi Jo Bourne,
  • AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu,
  • OCHA Baş Kıdemli İnsani İşler Görevlisi Antoine Gerard.

Mehmet Güllüoğlu’nun video konferans ile katılım sağladığı oturumda Türkiye’nin 4 milyonu aşkın mülteciye yaptığı ev sahipliğine, AFAD çalışmalarına ve diğer yapılan çalışmalara değindi. YTB Başkanı Abdullah Eren, Sosyal Kalkınma için Türkiye Burslarından bahsederken, YTB’den burs alıp hayata tutunan gençlerin hayatlarından kesitleri bizler ile paylaştı ve Türkiye’nin mültecilere yönelik çalışmalarına vurgu yaptı. UNHCR’ın iki numaralı ismi olan Richard Towle, Türkiye’deki Suriyeli Mültecilere Yönelik UNHCR’ın rolünden bahsederken defaatle Türkiye’ye verdiği sosyal kalkınma desteğinden ötürü teşekkürlerini dile getirdi. UNICEF Küresel Eğitim Şefi Jo Bourne ise UNICEF’in acil durumlardaki eğitim gündeminden bahsederken, OCHA Baş Kıdemli İnsani İşler Görevlisi Antoine Gerard Birleşmiş Milletlerin İnsani Yardımlarını ve Türkiye ile ilişkilerinden bahsederek sözlerini noktaladı. Program son olarak soru cevap yapılarak noktalandı.

Bu etkinlik ile birlikte ülkemizin adını dünyanın diğer ucunda söylemlerimize dahil etme, Türkiye’de yapılan çalışmalara vurgu yapma ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etme fırsatı yakaladık. Ne mutlu bize ki derneğimizin misyonu doğrultusunda ülkemizi daha iyi temsil edebilmek adına uluslararası bir organizasyon gerçekleştirdik. Daha da güzeli bunu devletimiz ile birlikte gerçekleştirdik.

Devamı için güzel bir başlangıç olan etkinliğimizde katılımcılar ile güzel ilişkiler kurarak network edinme imkanı bulduk. Birleşmiş Milletler genel merkezinden ayrılarak güzel bir yemek yemeyi hak ettik ve Manhattan’ın önemli mekanlarını gezerek günümüzü sonlandırdık.

3. Gün

Farklılıklarıyla başa çıkmaya çalıştığımız Amerika’da Türk kültürünü yaşatma çalışmalarımız son sürat devam ediyorken kahvaltı da menemen yapma kararımız ile bunu perçinledik. Elif’in bize hazırladığı sandviçleri de yanımıza alarak New York turumuza devam ettik. Brooklyn ve Manhattan’ı fethetmeye hazır 4 koca yürekli insan! Tabi ki öncelikli hedef Özgürlük Heykeli, oraya giderken yolda bir grup dansçının şov yaparak insanları nasıl büyüleyip paraları topladığını gözlemledik. İlk olarak büyük bir çember oluştu insanlardan ardından paralar toplandı ve insanlar dağıldı. Sanırım para veren kimse bizim gibi beklentisini karşılayamadı. Biz iyi güldük ama, komik insanlar şu Amerikalılar.  Amerikalılar demişken Amerika tarihi çok eskilere dayanmayan bir devlet olduğu için Amerika’da da çok fazla Amerikalı bulamazsınız. New York’un da en çok turist çeken şehir olduğunu düşünürsek Amerikan birine rastlamak bir o kadar zorlaşıyor. Bir günümüzü de geze geze bitirirken ekibimizin rehberliğini üstlenen Zahid’in artık bizden ayrılma vakti gelmişti. Akşam Zahid ile vedalaştıktan sonra geceyi tekrardan New York’un ışıltılı caddeleri ile bitirdik.

4. Gün

Ve New York’tan ayrılma vakti gelmişti. Son günümüze ise Central Park’ı ayırmıştık. New York’un devasa binalarının arasında kalmış yemyeşil bir alan. Oyun sahaları, bahçeler, faytonlar, bisiklet yolları ve içerisinde bulunan sevimli sincaplarla dolu güzel bir huzur ortamı. Manhattan’ın ışıltısından kaçanları uğrak mekanı da diyebiliriz. Uzun saatler içeride dolaştıktan sonra kendimizi başladığımız yere Times Meydanına attık. Burası kaldığımız mekana çok yakın olmasına rağmen en az süre durduğumuz yer oldu bu yüzden tekrardan buraya dönerek güzelce gezdik. Tabi bir detayı atladım. Bugün gezmek için valizlerimizi emanetçiye bıraktık ve bunun için 40$ ödedik. ( Sakın ola kur ile çarpmayın, çarpınca alışveriş yapmaktan vazgeçebilirsiniz. ) Buraya dönerek valizlerimizi aldık ve havalimanına geçiş yaptık. Geride tecrübelerle dolu 3 gün bıraktık. Artık New York’u avucunun içi gibi bilen bir ekip olarak Türkiye’ye geri dönüyoruz.

Hayat bir hedefin varsa anlamlıdır. Hedef ise sadece kendine yönelik olmadığında faydalıdır.

Yazımın sonuna yaklaşırken, değinmek istediğim birkaç nokta var. Hayat bir hedefin varsa anlamlıdır. Hedef ise sadece kendine yönelik olmadığında faydalıdır. Tabi ki insan kendi hayatının daha iyi olması için çalışıp çabalamalı fakat insanın hedefi çevresine, arkadaşlarına, vatanına bir fayda sağlamak ise işte o zaman daha da anlam kazanıyor bazı şeyler. Dernekçilik, sivil alanda olmak tam olarak böyle bir şey. Kişi ben demediğinde, biz dediğinde, gençlik dediğinde, toplumsal fayda dediğinde, vatan dediğinde daha da anlam kazanıyor. Anlamın yanında net çıktılar elde ediyor. Biz SİYAMDER olarak bugüne kadar birçok insanın hayatına dokunduk, bir çok gencin hayallerine kavuşmasına vesile olduk. Birçok gence hayatta uzun yıllarda ancak edineceği tecrübeleri genç yaşta gönüllülük süreciyle kazandırdık, onlarca gence Avrupa’nın kapılarını açtık. Şimdi ise yine bir grup genci New York’a kadar uçurdu bu vizyon. Kişiler gönlünü buraya koyduğu vakit SİYAMDER uçağı onu istemese de her yere uçuracaktır. İmkan, istek, arzu, samimiyet, özveri bir genç bu bileşenleri bir araya getirdiği vakit hayallerinin çok ötesini yaşamaya SİYAMDER ile çok yakın!

2019-03-05T14:19:04+00:00

Yorum Yaz